YAZARLAR

Tüm Yazıları Metin Durali

ÇOK EŞLİLİK

05.01.2017 22:58

Allah zorluk değil kolaylık istiyor insanlık için. Kuranda yüzlerce yıldır farkedilmemiş yada çokça saptırılmıştır RUHSAT AYETLER konusu.

Allah zorluk değil kolaylık istiyor insanlık için.

Kuranda yüzlerce yıldır farkedilmemiş yada çokça saptırılmıştır 
RUHSAT AYETLER konusu.

Allahın sünnetinde asla değişim olmaz diyor ayetlerinde.
Yani bir HÜKÜM veriliyorsa o HÜKÜM den dönüş yoktur lakin
öyle zamanlar ve hayatın gerçekleri olurki bu durumlarda izin verilmesi gerekmektedir. Yani normal hayat şartlarında yapılmaması
gereken bazı durumlar olağan üstü hallerde ne yapılması, nereye kadar izin verileceği açıklanmasıdır RUHSAT AYETlerin.
Bir kaç örnek verelim konunun anlaşılması için.:

1=) Normal şartlarda abdest almak yada boy abdesti almak SU ile olur. Lakin çöl şartlarında ,yolculukta suyunuz kalmadı lakin abdest almanız,temizlenmeniz gerekiyor ne yapacaksınız ? .Su yoktu yapamadım dememeniz için çözüm gerekli = Teyemmüm edersiniz.
Yani normal şart ve hallerde ve su olan yerlerde teyemmüm edemessiniz. Su olmadığı yerde TEYEMMÜM edebileceğinizin ruhsat ayetini göndermiştir Kuranda.

Nisa Suresi 43 Ey iman edenler! Sarhoşken, ne söylediğinizi bilinceye kadar, cünüpken de -yolculuk halinde olmanız müstesna- boy abdesti alıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hastalanırsanız yahut yolculuk halinde bulunursanız yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, bütün bu durumlarda su da bulamamışsanız, temiz bir toprakla TEYEMMÜM edin. Yani yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Allah Afüvv'dür, günahları affeder, Gafûr'dur, hataları bağışlar.

Maide Suresi 6 Ey iman sahipleri! Namaza duracağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin/yahut yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin! Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla TEYEMMÜM edin: Yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çıkarmak istemiyor. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredebilesiniz.

2=) Domuz eti ,kan ve ölü eti haramdır normal hayat şartlarında
lakin aç yada naçar kaldınız ve hayatta kalmanız için bir şeyler yemeniz gerekmektedir. Bu anormal durum kalkasıya kadar aç kalmamak ve ölmemek için yiyebilirsiniz. Bir Uçak kazasında dağın tepesine düşen bir uçakta ölü eti yiyerek hayatta kalan insanları gazete haberlerinde bir kaç kez okumuşuzdur.

Bakara Suresi =173 Allah size leşi, kanı, domuz etini, Allah'tan başkası adına kesileni haram kılmıştır. Ama zorda kalanın, sınırı aşmadan, şuna-buna haksızlık ve tecavüze gitmeden yemesinde kendisi için günah yoktur. Allah çok affedici, çok merhametlidir.

Nahl Suresi 115 O size ancak şunları haram kılmıştır: Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilen hayvan. Bununla birlikte, zorda kalan, başkasının hakkına tecavüz etmemek, sınırı da aşmamak şartıyla bunlardan yerse, Allah bağışlayacak, merhamet edecektir.

3=) ''Bir MASUM u öldürmek bütün insanlığı öldürmekle eş değerdir ''
Lakin Kuranda bazı hallerde bir yada bir çok insanın öldürülmesine dair RUHSAT AYETler vardır. Kısas,savaş,kaza,nefsi müdafaa gibi hallerde yani olağan üstü hallerde izin verilmiştir.

memleketinizde SAVAŞ çıktı ne yapacaksınız sizin vatanınıza sizi öldürmek için gelene teslim olamıyacağınıza göre savaşacakınız.
Arabanızla giderken elinizde olmayan sebeblerle kaza oluştu ve
çarptığınız arabada bir yada bir kaç insan öldü ne yapacaksınız. 
Evinize sizi öldürmeye yada gaspa geldiler ve nefsi müdafa yaptınız ve çıkan arbedede adam öldü ne olacak ? İşte Allah bu gibi kaza ve nefsi müdafaa ve savaş durumlarında insanı ( kasıt olmaması şartı ile ) sorumlu tutmamaktadır. Bunu için bir kaç ayetinde bu konularda RUHSAT AEYETler göndermiştir.

Bakara Suresi 178 Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında üzerinize kısas yazılmıştır.......

KISAS = Denki ile ceza verme sistemidir. Siz adam öldürmüşünüzdür. Geri dönüşü olmayan bir suç işlediğiniz için sizede geri dönüşü olmayan CEZA verilir ve KATİL öldürülür. Lakin nefsi müdafamıdır,kazamıdır bakılır, mahkeme edilir.. Bu durumlarda sadece başka ceza yöntemine gidilir ve adam öldürülmez.

4=) Gelelim ÇOK EŞLİLİK sanılan ve çok saptırılan ve yüzyıllardır hala YANLIŞ anlaşılmış NİSA 3 ayetine. RUHSAT kime ve neye ?
Öncelikle Kuranın bütünlüğüne ve Tarihe ve olaylara bakacağız.
İlk yaratılışa bakıyoruz FITRAT nasıldır ? Bir erkek ve eşi yaratılmıştır.
Öncelikle İSLAM tek DİN olduğunu bilmemiz ve Ademden Muhammede kadar olan Nebilik silsilesi olduğunu ve her gelen ELÇİ nin kendinden önce geleni tasdiklediğidir.
BU pencereden baktığımız zaman Kuranda hz. Muhammed haricinde hiç bir Nebinin birden fazla eşi olduğuna ve cariyesi olduğunun anlatıldığı ayete rastgelmiyoruz.
Nuhun karısını anlatırken Nuhun karılarından yada cariyelerinden biri demiyor KARISI diyor. Lutun karısından bahsediyor lakin Lutun karılarından yada cariyelerinden demiyor.
En önemlisi ise Zekeriya Nebi , ÇOCUK aşkı ile yanıp tutuşuyor ve üstüne üstlük bahanesi var karısı KISIRdır. Böyle bir gerekçesi olduğu halde ne ikinci bir kadın yada cariye alarak çocuk yapma yönüne gider. 
Peki neden ?

Çünki Normal şartlarda Allahın FITRAT a koyduğu tek eşliliktir.
Anca karınızı boşarsanız başka bir kadın alabilirsiniz lakin ya ondanda çocuk olmassa ne olacak ? Hata sizin bedeninizdemi yoksa karınızın bedenindemidir ? O dönem bunları TIPben cevaplamak imkanızdır.
Kuranın hiç bir ayetinde Hz Muhammed hariç başka bir ELÇİnin birden fazla eşi oluğuna hatta cariyesi olduğuna dair tek AYET yoktur. Peki o zaman neden hz Muhammed de bu uygulama konmuştur ? NEDİR nisa 3 ÜN anlatmak istediği ?
Önce ayeti asalım ve üzerine konuşalım :

NİSA 3 : Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur.

Ayet YETİM ler hakkında diye başlıyor. Dünya üzerinde ne zaman YETİMLER çoğalır ? SAVAŞ zamanı değilmi ? Kuranda hz. Muhammed zamanındaki savaşların bir kısmını anlatmakta ve TARİHe baktığımızda bedir,uhud,hendek vs. savaşları okumaktayız ve biliyoruzki o TOPLUM ATAERKİL yaşamaktadır. Yani Toplumun yapısı şöyledir. kadına iş sahaları yoktur, kadın doğurgandır ve TIP olmadığı için ve günah korkusu ile KORUNMA yapılamamakta ve kadınlar Allah ne verdise doğurdukları için 7-8-10 ve fazlası ( yusufun kardeşleri örneğindeki gibi ) doğurmakta ve evde hem ev işleri hem çocuk hem yemek konusunda çalışmaktadırlar.
Erkekler ise evin nafakası için çalışmakta ve askerlik görevi
yani korunma işlerinde bulunmaktadırlar. yani normal yaşantı budur lakin hayatın gerçeği ve yüzyıllardır varolan SAVAŞ durumları vardır.
Kadın çocukları ile iş sahaları olmadığı için birde böyle CAN pazarı olan bir zaman diliminde SAVAŞta kocası ,abisi,babası ölen kadınlar nasıl geçinecek ne yapacaklardır ?

Şayet bir Toplumsal dayanışma olmassa ya çalacak, ya zinaya ve fuhşa yönelecek yada hayat yaşanmaz deyip İntihara sürükleneceklerdir. 1 ve 2. Dünya savaşlarında hristiyan yada yahudi kadınların böyle bir RUHSAT tan haberi olmayan ,uygulamayan binlerce kadının hırsızlığa,fuhuşa ve intihara sürüklendiğini biliyormu idiniz ?

İşte Hz. Muhammed zamanında SAVAŞlar vardır ve toplumsal dayanışma olarak sadece bu ZORLU SAVAŞ durumlarında geçerli olmak üzere RUHSAT AYET olarak NİSA 3 inmiştir. Lakin zaman içinde yüzyıllardır savaşların devamı ile ve Cahil DİN adamlarının bu RUHSAT ayeti açıklamadıklarından dolayı olay GELENEKSELLEŞMİŞ ve olağan hale getirilmiştir.

Kuranın bütünlüğü çerçevesinde bu RUHSAT AYETLER açıklanmalı Resuler ÖRNEK alınmalı ve bazı sorular cevabını bulmalıdır.

Kuranda ASLA ve ASLA ÇOK EŞLİLİK yoktur sadece SAVAŞ ve gerekli durumlarda ( kadınlara iş sahası olmadığı toplumlarda) RUHSAT verilerek kadınların korunması amaçlanmıştır.